4 Şubat 2014 Salı

külbe-i ahzân

Ben içimden bir türlü uğurlayamadım seni. Felâketim işte böyle başladı. Çatlak bir kemiğin acısını taşır gibiyim senden beri. Hayatta vârlık bulmuş hiçbir hissin yok olmayacağına imanım tam, daha evvel de söyledim biliyorsun. Bunun her defasında yanlış yerden kaynamasını da ancak böyle açıklayabiliyorum kendime. Bir de kadere tam yetki veriyorum bu meselede. Çünkü talihi kıramıyorum, kıramıyoruz. Memnun edilmek istenen bir sevgili gibi, her dilediğini ömrümüzden bahşediyoruz. 'Seninle yollarımız nasıl kesişti, nerede ayrıldı, neyi beceremedik'in üzerinde durmayacağım. Kadınlar, sırtlarını yaslayamayacakları adamlara aşık olmakla illetlidir. Ben de senden bir türlü emin olamadığımda, hep bir kırgınlık çıksın aramızda diye dua ettim; yalan değil. Ancak Tanrı hikâyenin sonunda, kırılan taraf olmayı bana lâyık gördü. O da haklıydı, zira ben gönül yıkmaktan her defasında O'na sığınmıştım. Aslında bu, muhtemel bir kırgınlığı da göze almaktı. Bilmiyordum. Daha doğrusu bu kadar sarsılacağımı tahmin etmiyordum. Çünkü basiret dediğimiz sevgilim, neticede bağlanan bir şeydi.
Bilmem hatırlar mısın; seninle en son konuşmamızda ben ısrarla olan biteni anlamaya çalışmıştım, sen ise fedakârlığınla övünmüştün. Bunu o zaman fark edemedim. Hatta sırf bunun hatrına ben seni her sabah bir kez daha affettim. Canıma okumuştun halbuki. Ben raftaki bir fincanın devrilmesi gibi nazikçe kırılmış değildim sevgilim. Buna rağmen empati kabiliyetimi kendi aleyhime kullanmaktan çekinmemiştim. Seni kalben anlıyordum ama sana hak veremiyordum. Çünkü henüz insanlara dâir inancımla övünmekten vazgeçmemiştim. Görüyor musun sevgilim, o vakitler ne de güzel, nasıl da itinayla yanılmışım meğer. İnsan değişiyor, günbegün, anbean değişiyor sevgilim. Sözkonusu duygularsa eğer, tutarlılık ayrı bir meziyet gerektiriyor. Şimdilerde Emrah Serbes'in dediği gibi 'vasıfsız bir keder'in hâmiliyim ben. Sana dair hiçbir haber almamak için harcadığım insanüstü çabayı çoktan bir alışkanlığa çevirmişken, özlemini bile kalbimden tahliye etmeye başlamışken, sesini unutmaya başlamama içerliyorum. Acı olan şu ki henüz senden sefer imkânım yok benim sevgilim. Ben şimdilik yalnızca senden kalana tahammüle yazgılıyım.