6 Haziran 2014 Cuma

Hani sahip olduğun o kudretli ana dilinin bütün kelimeleri, köklerinden devşirdiğin bütün mânâlar, taşıdığı mucizevi öyküler âciz kalır ya. Söyleyince sanki her şey daha iyi olacakmış gibi, konuşmayı, tartışmayı ve hatta haklı çıkmayı, belki umut dolmayı dilersin ama doğru kelimeleri bir türlü bulamazsın. Durup onu düşünürsün. Bugüne kadar söylemiş olduğu sözleri teker teker çıkarırsın sakladığın yerden. Değme filozoflara taş çıkaracak bir azimle teker teker tahlil edersin her birini. Sonra kendini çarpa çarpa kanattığın o çelik duvarların aşılması mümkün olmayan bir engel değil esasında onun sessizliği olduğunu fark edersin acıyla. Film biter ve bu sahipsiz melodramın yarım kalmış hikâyesi yalnızca bir şarkı olur.

haşiye