25 Mart 2015 Çarşamba

Bundan üç yıl önce, koca bir yazı yalnızca "yaz bitsin" diye tüketmeye çalışırken, sonraki mevsimleri de aynı kederle geçiştireceğimi hesap etmemiştim. Yazı hep korkuyla karşılayacağımı, aynı yerden kırılır mıyım endişesiyle kahrolacağımı hiç düşünmemiştim. Ama şimdi, bu talihin nerde kırıldığını, göğün başıma yıkılmadığını, bahçeden gelen ıhlamur kokusunu, mayıs mıydı haziran mı, ayın kaçı, saat geceyarısı mı, bunca zamanın üstüne, ben tek tek biliyorum. Ve yine ben, tam herşey geçti derken, zamanın merhametine tam iman edecekken, bir sabah bir rüyanın yasına uyanıyorum.